Ara
  • Aynur Karabulut

İNSANCA YAŞAMAK EN DOĞAL HAKKIMIZ!..

Dünyanın adaletinden, demokratik ülkelerin demokratik anlayışından, insanların insanlığından ve uluslararası adaletli hukuk sisteminden umudumuzu kaybetmek üzereyiz. İnsanca yaşamak istiyoruz.

Cevlan SHİRMEHMET

ANNESİNDEN BİR HABER ALMAK İÇİN BEKLİYOR!..

Cevlan SHİRMEHMET, 2011 yılında eğitim amaçlı Türkiye ye geldim. İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2018 mezunuyum. 2019 yılından beri hiçbir iletişimim yok. Uygur Türk’üyüm, İstanbul’da yaşıyorum, Annem Suriye Tursun’u aramaktayım, Annem Doğu Türkistan’daki milyonlarca Uygur Türk’ü gibi 2018 yılının başlarında aniden Çin polisleri tarafından tutuklanmıştır. İlk önce bir seneye yakın toplama kampında tutulduktan sonra, 2019 yılının sonlarında adaletsiz ve avukatsız bir şekilde hapis cezasına çarptırılmıştır. Annem 1964 doğumlu, uzun süre Korgas ilçesinde devlet memuru olarak çalışmıştır. Çin’in hukuki gerekliliklerini yerine getiren, hiçbir suça karışmamış olan bir vatandaştı. Aldığım bilgilere göre, annem 2013 Mart ayında Çin’in düzenlediği bir haftalık seyahat grubuyla Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye’de benimle görüşmesi esas suçu olarak gösterilmekle beraber beni Türkiye’de okutması yine Çin üniversitelerine yapılan saygısızlık suçu annemin üzerine yüklenmiştir.

Annem Suriye Tursun Çin vatandaşı ve Çin’in verdiği pasaportla seyahat etmiştir. İster Çin yasalarında olsun ister uluslararası yasalarda olsun kendi ülkesinden başka bir ülkeye seyahat edip geri dönmek ve çocuklarını yurt dışında okutmak hiçbir zaman suç teşkil etmez. Çin’in yasalarına uymayarak, adaletsiz bir şekilde yargılanıp hapse mahkûm edilen annemin şu an hangi cezaevinde ve hangi şartlarda olduğunu bilmiyorum.

2017’den beri Doğu Türkistan’da suçsuz yere tutuklanan milyonlarca Uygurların çoğu 15 seneden fazla hapse çarptırılması, onların çoğunluğunun Çin’in iç bölgelerine götürülmesi, hapistekilerin iç organlarını çalarak uluslararası kara borsa oluşturmaları, hapis ve kamplarda ki işkence ve köle işçilik, hapis ve toplama kamplarında ki ani ölümler ve kaybolmalar, beni annemin durumu hakkında endişeye sevk etmektedir.

Annem Suriye Tursun Doğu Türkistan’daki milyonlarca Uygurlar gibi suçsuz ve ben bir evlat olarak annemin nerede, nasıl bir durumda olduğunu bilmenin hakkım olduğunu düşünüyorum.

Ben kendimin ve başka insanların hukukunu korumak amacıyla hukuk fakültesini bitirdim, fakat benim okuduğum ve güvendiğim hukuk benim annemi korumama yetmedi. Ben annemin durumunu öğrenmek için ilk önce Türkiye’de ki Çin büyükelçiliğine başvurdum, fakat Çin büyükelçilikten annemin haksız yere cezaya çarptırılmasından başka annemin nerede ve hangi durumda olduğuna dair hiçbir bilgi elde edemedim. Çin büyükelçiliğine yaptığım başvuru, telefonla aramalarım, faks gönderme ve yüz yüze taleplerim hiç sonuç vermedi. Çin’in hukuk ve adaletinden umudumu kaybederek, bulunduğum ülkenin yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığına, çeşitli siyasi partilere bir kaç kere bu konuda yardımcı olmaları için başvuruda bulundum, fakat buradan da beklediğim cevabı alamadım, en son dünyanın ve demokratik ülkelerin adaletinden umut bekleyerek , sırasıyla Avrupa Birliği İnsan Hakları Komisyonu, Uluslararası Af Örgütü, Birleşmiş Milletler, İngiltere Parlamentosu gibi uluslararası örgütlere birçok kez başvurdum, fakat bugüne kadar ne bir cevap alabildim ne de bir sonuca ulaşamadım.

Çin dünyanın gözü önünde açıkça soykırım yapmaktadır. Ben annemin sağlığından, hayatı emniyetinden çok endişeliyim. Dünyanın adaletinden, demokratik ülkelerin demokratik anlayışından, insanların insanlığından ve uluslararası adaletli hukuk sisteminden umudumu kaybetmeden önce, tüm dünyadaki demokratik ülkelerden, uluslararası insan hakları kuruluşları ve siyasi partilerden, Çin hapishanesinde ki Annem Suriye Tursunun durumunun öğrenilmesi ve annemin özgürlüğüne kavuşması için elinden gelen tüm çabayı göstermesini talep ediyorum.

Artık sesimizi duyun. Desteğinize çok teşekkür ederim.


RÖPORTAJ / AYNUR KARABULUT

OCAK 2022

133 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör