Ara
  • Aynur Karabulut

ÇOCUK İSTİSMARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?

Çocuk İstismarı, önleme ve olası durumlarda ne yapılacağı konusunda Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Sosyal Hizmet Uzmanı, Dr. Akademisyen, Yazar Figen PASLI ile verimli bir röportaj gerçekleştirdik.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet bölümü mezunuyum. Ankara Üniversitesi Disiplinlerarası Sosyal Psikiyatri Anabilim Dalında yüksek lisans, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Anabilim Dalında doktora yaptım. Sosyal hizmet uzmanı olarak Yarımca ve Kadıköy Kız Yetiştirme Yurtlarında, SHÇEK Genel Müdürlüğünde ve Gazi Üniversitesi Çocuk Koruma Merkezinde çalıştım. Şu anda Kocaeli Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümünde öğretim üyesiyim.

Çocuğa yönelik istismar nedir?

Çocuğun sağlığına, gelişimine zarar veren, yetişkinler ve yaşça kendisinden büyük olankişiler tarafından fiziksel, cinsel, duygusal olarak kötüye kullanılmasıdır. İstismar davranışları çocuğun sağlıklı gelişimini etkileyen, yaşam boyu çocuk üzerinde etkisi olan davranışlardır.

Çocuğa yönelik istismar riskleri nelerdir?

Çocuğun beklenmeyen gebelik sonucu dünyaya gelmesi, zihinsel ya da bedensel engelli olması, kronik hastalığı olması; psikolojik sorunları olan anne ve babalar, alkol ve madde kullanımı olan, eğitimsizlik, erken yaşta ebeveyn olan anne ve babalar, işsizlik, yoksulluk, ailede çocuk sayısının fazla olması, ailede işlev bozukluğu, aile içi şiddet, toplumun çocuğa bakış açısı, toplumda çocuğu “kendi malı” gibi görmeye yönelik algı, sosyal izolasyon, baskıcı, otoriter aile yapısı, toplumun şiddet algısı gibi etkenler çocuğun istismar uğramasına yol açan risk etmenleridir.

Önlemek için neler yapılmalı?

Çocuğa yönelik istismarı önlemek için çocuğu koruyacak yeterli yasal düzenlemelerin, mevzuatın oluşturulması ve uygulanması gereklidir. Çocuk koruma politikalarının belirlenmesi, önleyici hizmet modellerinin geliştirilmesi gereklidir.

Toplumda çocuğa yönelik algıların, çocuğa sağlıklı davranış kazandırma yöntemlerinin belirlenmesi, çocuk yetiştirme, çocukla iletişim kurma, çocuğa davranış kazandırma konularında düzenli ve sistemli olarak ebeveynlerin ve toplumun eğitilmesi gereklidir. Çocuğun istismara uğramasına yol açacak risk etmenlerinin belirlenerek, bu risklere yönelik eğitimler, danışmanlıklar sağlanmalıdır. Risklerin giderilmesine yönelik psikolojik, sosyal, tıbbi, ekonomik destekler sağlanmalıdır. Çocuklara istemedikleri herhangi bir şeye “hayır” diyebilecekleri öğretilmelidir. Buna, elbette bedenlerinin kendilerine ait olduğu ve kimsenin izni olmadan dokunamayacağının öğretilmesi de dahildir.

Çocuklar yaşadıklarını neden söylemez?

Çocuklar korktukları için, kendilerine inanılmayacağını düşündükleri için, istismarda bulunan kişi güvendiği, sevdiği, tanıdığı, yakını, aileden biriyse onu korumak için yaşadıklarını söylemezler. Bazen istismarcının tehditlerinden korkabilirler, bazen de özellikle küçük çocuklar yaşadıklarına bir anlam veremedikleri için söylemeyebilirler. Çocuklar başlarına gelen olaydan kendilerini sorumlu tutarak kendilerini suçladıkları için de söyleyemezler.

Neden korkarlar?

Çocuklar istismarı anlattıklarında kendilerine inanılmayacağını düşünebilir, sorgulanıp suçlanacaklarını düşünebilirler. Bazen de istismarcı kişi yaşadıklarını söylediği takdirde kendisine, ailesine, sevdiklerine zarar vereceği tehdidinde bulunur. Cinsel istismarda bulunan kişi aile içinden, örneğin baba ise, çocuk istismarın açığa çıkması durumunda tutuklanması ve ailenin dağılmasından korkar. Aileye gelir sağlayan kişi babaysa örneğin, onun tutuklanmasıyla ailenin geçim sıkıntısı yaşamasından korkar.

Söylediklerinde neler olur?

Söylediklerinde herşeyden önce, o zaman kadar tek başına taşıdığı yükün ağırlığından kurtulur. Koruma sistemleri devreye girerek çocuğun yeniden istismara uğraması önlenebilir. Sağlık, sosyal ve adli sistemlerin birbiriyle eşgüdümlü ve çocuğun öncelikli yararını gözeterek çalışması, sosyal desteğin varlığı çocuğun bu süreci en az hasarla atlatmasını sağlayabilir.

Aile bu durumda neler yapmalı?Durumu öğrenen aile nasıl davranmalı?

Aile çocuğu yargılamadan dinlemeli, onu korumak için gerekli önlemleri almalıdır. Her koşulda,çocuğu sevdiklerini, ona inandıklarını, yanında olduklarını hissettirmelidir. Bazen çocuğun yaşadığı travmadan ebeveynler de olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin de psikolojik destek almaları gerekebilir. Çocukla sağlıklı iletişim içinde olmaları, yani ne tavizkar, ne baskıcı tutum içinde olmamaları önemlidir. Ebeveynler çocuk olayla ilgili konuşmak istediğinde onu dinlemeli, konuşmaya zorlamamalıdır. Çocuğun yakın zamanda cinsel istismara uğramış olması durumunda Savcılık ya da polis/jandarmaya suç duyurusunda bulunulmalıdır. Çocuğun istismara uğradığına yönelik bir kuşku varsa, durumun netleşmesi için hastaneye, çocuk psikiyatri kliniğine başvurulması, varsa Çocuk Koruma Merkezine başvurulması gerekir.


- Çok keyifli, dolu dolu bir röportaj oldu teşekkür ederim.

- Bende keyif aldım, teşekkür ederim.

RÖPORTAJ / Aynur KARABULUT

Mayıs 2020

129 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör