Ara
  • Aynur Karabulut

PSİKOLOJİK TEHDİT "CORONA VİRÜS!..."

Güncelleme tarihi: 12 Nis 2020

Sosyal Hizmet Uzmanı, Yazar Fatih Kılıçarslan ile Corona Virüs sürecinin psikolojik tehditlerini ve nasıl okumamız gerektiği konusunda söyleştik...

Psikolojik bir tehdit olarak koronovirüs’ü nasıl okumalıyız? Koronovirüs düzüneli giden yaşamamızda kaygı, endişe, korkuya neden olan bir kriz olarak okumalıyız. Yaşamın düzenini bozan hatta alt üst oluşlara yol açan beraberinde yoğun anksiyeteye neden olan bir virüs insanların yaşamında etkisi uzun yıllar sürecek travmaların kaynağını da oluşturuyor. Tıpkı deprem psikolojisinde olduğu gibi vatandaşları günümüzde yaşanan Corona Virüs tehdidinin sonucunda neler bekliyor? Deprem, insan yaşamında derin travmalara yol açar. Deprem gibi koronovirüs kişileri korkuttuğu, dehşet içinde bıraktığı, çaresizlik duyguları yarattığı gözlemleniyor. Bu ve benzeri şikayetlerin uzun sürmesi ruh sağlığı sorunlarına neden olabilir. Afet veya olağan üstü olaylarda genellikle “Post Travmatik Stres Bozukluğu” görülür. Kaygı ve endişe bozukluğu kişi, ciddi fiziksel bir zararın oluşması durumunda çok sevilen birinin kaybı ile karşılaşırsa ya da böylesi bir olaya tanık olduktan sonra meydana gelen ciddi bir rahatsızlıktır. Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma diyoruz. Çoğu kez travmatik olaydan birkaç saat, birkaç gün, daha seyrek olarak da birkaç hafta, birkaç ay sonra ortaya çıkar. Travmatik olaylar yaşayan kişilerin ailelerinde de bu bozukluğa rastlanır. Aynı şekilde acil servis, cankurtaran servisi ve özellikle toplumsal olaylarla iç içe yaşayan kolluk güçleri çalışanlarında da bu durum görülebilir. Travmatik bir olay tecrübe eden kişilerin birçoğunda, şok, öfke, gerginlik, korku ve hatta suçluluk tepki olarak ortaya çıkabilir. Bu tepkiler olağandır ve birçok kişiye göre zamanla kaybolur. Post travmatik stres bozukluğu olan bir kişide ise bu tepkiler devamlı ve hatta artan şekilde gözlenmekte, kişinin hayatını birçok alanda engelleyecek kadar güçlü etkiye sahip olur. Bozukluğa sahip olan kişilerde bu belirtiler bir aydan fazla sürmektedir ve kişi olaydan önceki işlevselliğine geri dönemeyebilir. Post travmatik stres bozukluğu belirtileri olaydan sonraki üç ay içinde gözlenmeye başlanır. Ancak bazı vakalarda olayın yıllar sonrasına kadar belirtiler ortaya çıkabilir. Belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti değişiklik gösterir. Bu konuda önemle üzerinde durulması gereken nokta, travmayı kişinin tek başına tolore etmesinin zorluğudur. Zaman kaybedilmeden profesyonel bir yardım alınması tavsiye edilir. Psikiyatri kliniklerine başvurması önerilir.

Medyanın süreç içerisindeki tutumunu değerlendirebilirmisiniz? Mevcut bilgi kirliliği ve infal durumlarına karşı nasıl bir direnç gösterilebilir? Koronovirüs sonrası, medyanın yaklaşımı iki yönde değerlendirirsek toplumu bilgilendirici, salgına karşı koruyucu ve önleyici yayınlar ile halk içinde panik, endişeye yol açan veya doğruluğu kanıtlanmamış haberlerle duyarsızlığa neden olan yayınlar şeklinde sıralayabiliriz. Koronoviris haberlerini önlememiz mümkün olmadığı için vatandaşların bu haberler karşısında sakin, soğukkanlılığını koruyarak gerekli tedbirleri bilim insanların ve kurumların gösterdiği doğrultuda almalarını tavsiye ederim. Böylece salgınla daha bilgili ve bilinçli baş edebilme imkânı oluşturabiliriz.

Zihinsel anlamda bu sürece karşın nasıl bir önlem içerisinde olmak gerekiyor? Koronoviris ile zihinsel mücadelede korku, panik, endişenin başta ruh sağlığımız olmak üzere bağışıklık sistemimize zarar vereceğinin bilincinde olmalıyız. Mücadelede sakin, soğukkanlı, kendimizi iyi hissederek koruyucu önlemleri alarak başarılı olabiliriz. Vatandaşlarımızın uzmanların ve kurumların resmi açıklamalarına dikkat kesilmeleri ve üzerlerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeleri salgınla mücadelede başat rol oynayacaklardır.

İddia edildiği gibi Korona, veba gibi asırlarca konuşulacak mı? Koronovirüs salgını, zaman içinde dünyada ezberleri bozacağını, bütün yerleşik düzenleri değiştireceğini düşünüyorum. Küresel kapitalizm üretim biçiminin insan dışındaki diğer canlı ve cansız varlıklarının yaşamlarını bozmuş çevreye, doğaya ve diğer canlı varlıklara zarar vermiştir. Artık dünya ve insanlık koronovirüs öncesi yaşam şekliyle sonrasında güven içinde yaşamını sürdüremez. Koronovirüs salgının, insanların yönetim sistemini değiştireceği gibi yaşam düzeninde derin değişiklere neden olacağını söyleyebilirim.


Bu keyifli söyleşi için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.


Fatih Kılıçarslan Kimdir? Sosyal Hizmet Uzmanı, Aile ve Evlilik Danışmanı. Ankara Beypazarı ilçesi 1969 doğumlu, Bahçelievler Kocasinan Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Y.O. sosyal hizmet uzmanı olarak mezun oldu. Aile ve Evlilik Danışmanı olarak 2001-2006 yılları arasında Çare-Der de Aile Rehberlik ekibiyle Türkiye’nin ilk ve tek canlı video bağlantılı Aile Terapisi Klinik Çalışma, Eğitim ve Süpervizyonu Stephan Bray ve İrem Bray ile başladı. 2006 yılından beri Kurt Heillborn aktif olarak sürdürmektedir. Ayrıca Abdülkadir Özbek Enstütisü Grup Psikoterapileri Derneği ile psiko drama grup eğitimleri, Prof. Dr. NossratPeseschkian Terapi Eğitimi, Odet Neva Eşlerle Grup Psikoterapi Çalışması ve Prof. Dr. Hüsamettin AslanSosyal Bilimler Atölyesine katıldı. Uluslararası Çalışma InternationalesPsychosozialesZentrum/Frankfurt-Almanya “PsikososyalDanisma Ünitesi/Psikososyal Bulusma Ünitesi/Gündüz Rehabilitasyon Ünitesi/Yogun Psikososyal Hizmet Ünitesi” Gözlem ve Uygulamalarında bulunmuştur. Aile Danışmanı Eğitimcisi olarak Newport Üniversitesi yüksek lisans, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Aile Danışmanlığı, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Zaim Üniversitesi ve Biruni Üniversitesi programlarında eğitimci ve süpervizör olarak görev almıştır. Aile Terapileri Üzerine Makaleleri “Aile Tedavileri ve Madde Bağımlısı Ergen Aile Terapisi Olgu Sunum”, Bağımlılık Dergisi; Cilt;4, 2007 “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Aile Terapisinin Rolü”,Nişantaşı Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt:1 Sayı:1 Sayfa;109-128, 2013 Aile Şura Üyelikleri AİLE ŞURASI (5-6-7 Kasım Ankara, 2008) Aile Araştırma Kurumu Genel Müdürlüğü Aile Rehberlik, Danışmanlık, Terapi Komisyonu Şura Üyeliği, Aile Şurası(14-16 Mayıs Ankara, 2014) Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü Aile Eğitimleri ve Danışmanlığı Komisyonu Şura Üyeliği



RÖPORTAJ / Aynur KARABULUT

Nisan 2020

80 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör