Ara
  • Aynur Karabulut

AİLEMİZ İLE İLETİŞİM KURMAK İSTİYORUZ!..

Güncelleme tarihi: 22 Oca

Normal insanlar gibi ailemiz ile görüşmek ve toplama kamplarının kapanmasını istiyoruz. Bize destek olun!...

ŞEMSİYE ALİ

AİLESİNDEN BİR HABER ALMAK İÇİN BEKLİYOR!..

Benim Şemsiye Ali, 21 yaşındayım, Doğu Türkistanlı Uygur’um.

2015 senesinde memleketimi bırakıp eğitim amaçlı Türkiye’ye geldim, İstanbul’a yerleştim 5 senedir İstanbul’dayım ve üniversite öğrencisiyim.

Türkiye’ye gelince özgürlüğün ne olduğunu öğrendim.

2017 ye kadar Türkiye’de normal bir hayat yaşıyordum. Memlekette olan ailem ile normal bir iletişimim vardı, onlar ile her gün telefonda görüşebiliyordum, burada ki günlerimi onlara anlatırdım... Ne yazık ki 4 seneden fazladır ailem ile konuşamıyorum, görüşemiyorum.

Bir arkadaşımdan babamın tutuklandığını, eğitim merkezi adlı toplama kampına götürüldüğünü öğrendim, babam ile son iletişimim Mayıs 2017 de olmuştu ve o zamandan beri babamın sesini duymadım, 3 seneden fazladır babam suçsuz halde Çin’in toplama kampında esir. Babam başarılı bir iş adamıydı, etrafındakilere hep yardım ederdi, kanun ve yasalara aykırı hiçbir hareketi de olmamıştı. Yüksek eğitime sahipti ancak şu anda milyonlarca Uygur gibi suçsuz halde Çin’in işkence dolu toplama kamplarında ceza çekmektedir.

Benim amcam Sadir Ali bir iş adamı, çok okuyan kanun ve yasalara uyan bir vatandaştı ancak edindiğimiz bilgiye göre amcam tutuklanmış ve 20 senelik hapis cezasına mahkum edilmiş. 2018 yılına kadar hiçbir şey olmamışken 2018 senesinde tutuklanması ve yargısız, mahkemesiz hapis cezası verilmesi gerçekten akıl almaz bir durum.

En acıtıcı durum da şu; benim 92 yaşında olan dedem de Çin’in elinden kurtulamadı, o da bir toplama kamp mağdurudur. 2017 yılında sebepsiz tutuklanmış. 3 seneden fazladır onun durumuyla ilgili hiçbir bilgim yok, hayatta olup olmadığını dahi bilmiyorum.

Ben İstanbul’da Çin’in toplama kamp mağduru yakını kardeşlerimiz ile birlikte hikayemizi, zulmü anlatmak için çeşitli faaliyetlerde bulunduk, biz ailemizi istiyoruz. Memlekettekiler ile normal bir iletişimimizin olmasını istiyoruz, masum akrabalarımızı, sevdiklerimizi o karanlık zindanlardan kurtarmak için mücadele ediyoruz. Ben bir öğrenci olarak bir yandan derslerime çalışıyor bir yandan bu haklı mücadeleme devam ediyorum, şuna inanıyorum ki elbet bir sonuç alacağız, güneş elbet bir gün doğacak. Yanımızda durmanız bizim için çok kıymetli Allah razı olsun.

Ömer Faruk

AİLESİNDEN VE KIZLARINDAN BİR HABER ALMAK İÇİN BEKLİYOR!..

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, Uygur Türkü’yüm. Babam 2012 Hac vazifesi sırasında Arabistan'da vefat etti, bu durum benim Arabistan'da okumama sebep oldu, her tatilde memlekete gidip geliyordum, en son Eylül 2016 da tatil sonrası Arabistan’a döndüm. 2017 itibarıyla Çin Uygurlara yurt dışına çıkma yasağı uyguladı, memlekete dönmüş olan Uygurların uçaktan iner inmez sebepsiz yere Çin polisi tarafından tutuklandığı haberini aldım, yurt dışına hiçbir Uygur çıkamadı.

Ekim 2017 de küçük ve büyük abimin tutuklandığını öğrendim. Eğer kendisi Türkiye'ye gelemezse, Ankara Kızılcahamam da başlatmış olduğu sağlık turizm projesini benim devam ettirmemi söyledi, bu proje 2016 yılında başlatmış olup 100 milyon dolarlık yatırım olacaktı. Abilerim tutuklanana kadar 5 milyon dolar harcanmıştı, abilerimin tutuklanmasıyla proje yarım kaldı, bu arada küçük abim benimle iletişime geçtikten 2 ay sonra o da tutuklandı. Daha sonra abimin şirketinde çalışan Çinlilerden, abilerimin önce toplama kampına alındığını ve daha sonra hapse mahkum edildiği haberini aldım. Annem 60 yaşında yürüyemeyen, tekerlekli sandalye kullanan biri, abilerim tutuklandıktan sonra annem ve ablalarımdan hiç haber alamadım.

Onların hayatta olup olmadığını dahi bilmiyorum ve daha da acısı Türk vatandaşı olan 5, 6 yaşlarındaki kızlarım Zahide Faruk ile Zarife Faruk’un 5 seneden fazla zamandır sesini bile duyamıyorum. Kızım var ama, gel kızım diye kucağıma alamıyorum, şu an iki kızımın nerede, nasıl bir durumda olduğunu dahi bilmiyorum, kızlarımız için eşimin gözünde her gün gözyaşı var, kurumuyor.

Ben bir Türk vatandaşı olarak Türkiye Cumhuriyetimizden kızlarımın Türkiye'ye getirilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını, Türkiye'ye yatırım yaptığından dolayı suçsuz yere hapse atılan abilerimin Çin’in karanlık zindanlarından kurtulup Kızılcahamam da ki yatırımlarına devam etmesi için diplomatik girişimlerde bulunmasını talep ediyorum aynı zamanda memleketteki anne ve yakınlarımızla normal iletişimimizin sağlanması için gerekli adımların atılmasını arz ediyorum. Desteğinize teşekkür ederim. Yanımızda olmanız çok kıymetli.


RÖPORTAJ / AYNUR KARABULUT

OCAK 2022

48 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör